Büyük inşaat firmaları nerede

Dünkü gazetelerde Kurumlar Vergisi'nde ilk 100'e giren şirketler vardı. Öncelikle elde ettiği gelirin bir bölümünü devlete vergi olarak ödeyen bu şirketlerin ortaklarını ve yöneticilerini kutlarım. Listeyi incelerken gözüm gazete sayfalarındaki boy boy fotoğraflı röportajlarında ‘Satışa çıktığımız ilk günde dairelerin yüzde 70'ini sattık' diyen büyük inşaat şirketlerini aradı, ancak bulamadım. Eğlence yerlerinin en görkemli masalarını kapan, first class uçan, bindiği otomobillerinin eşi olmayan, lafa gelince mangalda kül bırakmayan, devletten ve de özellikle TOKİ'den en fazla inşaatı kapan o büyük inşaat firmalarımız nerede? Bu inşaat firmalarının, "Dairelerin tamamını sattık" diye verdikleri mesajlar mı yalan, yoksa bol kepçe kazanmalarına rağmen, devlete verecekleri vergiyi mi vermediler? İlk 100 listesinde sadece iki inşaat firmasına rastladım. 37 milyon TL ödeyen Cengiz İnşaat ve 27 milyon TL ödeyen EMAY İnşaat. Cengiz İnşaat, kamuoyu tarafından bilinen bir isim. Her hükümet döneminde devletten en büyük ihaleleri alan bir firma. Bu hükümet döneminde de Bolu Tüneli işini devralarak bitirdi. Özelleştirme İdaresi'nden de Seydişehir'deki Eti Alüminyum'u satın alarak bünyesine kattı. İlk 100'de 62. sırada 27 milyon TL ile göz dolduran firma ise EMAY İnşaat. Bu inşaat firması öyle büyük iş yapan ve inşaat firmaları arasında ikinci sırada yer alması gereken büyüklükte bir firma değil. EMAY İnşaat, TOKİ'den hasılat paylaşımı yöntemi ile Batı Ataşehir'de KENT-PLUS adıyla 2 bin 44 konutluk inşaat projesi üstlenmiş bir firma. Oysa TOKİ'den bu firmanınkinden birkaç kat büyüklükte proje alan ve onunla da yetinmeyip devletin diğer kurumlarından da yol, baraj ve inşaat işi alıp vergi ödemeyen firmalar çoğunlukta. Nedense bu firmalar hep en ön sırada oturur, vergiye gelince onları salonun arkasında ayakta bile bulmanız mümkün değil. Kazandığının bir bölümünü vergi olarak devlete ödeyen Cengiz İnşaat ve EMAY İnşaat'a bir vatandaş olarak teşekkür ederken, gazete sayfalarındaki o muhteşem demeçler ve eğlence yerlerindeki görüntülerinden fırsat bulup vergi de vermesi gerektiğini diğer inşaat firmalarımıza da hatırlatmak istedim. Gecekondu yapımına yol verenler seçimden sonra neden yıkarlar? Türkiye garip bir ülke. Seçim üzeri, ya hazine arazisine ya da bir başka şahsın arazisi üzerine yapılan kaçak inşaatları hepimiz görürüz. Tapusu, projesi ve ruhsatı olmayan bu gecekondular yapılırken belediyeler seyrediyor. Hatta bazı siyasi partilerin belediye başkan adayları "Siz yapın, biz görmeyiz" diye el altından mesaj verir. Başkan adaylarımız bununla da yetinmez. Konuşmalarında gariban edebiyatı yaparak gecekondu yapımını bizzat teşvik ederler. Gecekondulara elektik, su ve doğalgaz bağlayanlar da belediyelerimiz. İnşaat yapılırken, gecekondu sahibine gözüküp, elinde avcunda ne var ne yok alanların da belediyelerin denetimle ilgili yetkilileri olduğunu bilmeyen yok. Garip denilen vatandaş elinde avcunda ne var, ne yok hepsini toplar, bir miktar da borçlanarak demir, çimento, tuğla alır ve kondusunu gece değil gündüz kondurur. Belediye de bunu seyreder. Seçim biter, o gecekondunun yapımına göz yuman belediye, bu kez çevik kuvvet polisini de yanına alır ve yıkıma gider. Tıpkı dün Ümraniye'de gerçekleşen yıkım gibi. Yapılırken belediyenin seyrettiği gecekondu, dün belediye yıkım ekipleri ve polis nezaretinde yıkıldı. O manzara içler acısı idi. Yalvaran mı, haykıran mı, kendisini kepçenin önüne atan mı, hangisini anlatayım. Ancak hepimizin hatırasında kalan, zavallı kepçe operatörünün boynundan ve kasığından vurulması. Bence bunun bir tek suçlusu var, o da kaçak yapıya yapılırken göz yuman belediye. Hesap sorulacaksa başta belediye başkanı olmak üzere, tüm belediye yetkililerinden hesap sorulmalı
sdf
sss
dd
aaaa
bbb
fffff